Odasına iş kadını kıyafetiyle, camlı gözlükleriyle girdiğinde yüzünde sert ve kararlı bir ifade vardı. Siyah teni, ipek gibi parlayan elbisesinin altından sarkan kocaman göğüsleri, odadaki havayı anında elektriklendirdi. Masanın üzerindeki dosyalara göz atarken, adamın niyetini hemen sezinledi; burası sadece kuru bir iş anlaşmasının ötesindeydi. Gözlüklerinin üstünden onu süzerken, dudaklarındaki o ince tebessüm tehlikeli bir davetin kapısını aralıyordu.
Adam hiç vakit kaybetmeden adımlarını kadının yanına sıklaştırdı. Hızlıca masanın kenarına dayandı, vücudu ona doğru yaslandı. O an odadaki hava iyice ısındı; sözler gereksizdi artık. Kadın biraz çekingen görünse de gözlerindeki ateş açığa vuruyordu: Bunu çok istiyordu. Ellerini beline kadar indirip elbisesinin eteğini kaldırdı; içine sakladığı kara sütyenin iplerini gevşetti. Göğüslerinden biri özgürlüğüne kavuşunca adamın nefesi kesildi, bu sert ve istekli kadının kontrolündeki oyunun tam ortasında olduğunu anladı.
Birden önüme düştü, koyu teni gövdesine yapışmıştı adamın. Dudakları boynuna bastırıyor, dilini acımasızca gezdiriyordu. Elin hızlı hareketleri pantolonun fermuarını indirdi, sertleşmiş yarağın hemen ellerinde şekillendi. Kadın hafifçe su gibi nemlendirdi amcığını, sonra ağzına aldı; emişi güçlüydü, boğazına inatçı bir şekilde kökledi yarak kemiğini dişleri arasında hissettirerek. Adam başını geri attı; içindeki hayvan serbest kalıyordu artık.
Kadın dizlerinin üzerine çöktü yere; amcığını tamamen içine çektiğinde sesler yükseldi odada—sertlik ve tutku resmen patlıyordu. Yalak yalak emiyor, salyasını akıtıyordu döl götüren yaratığın üzerine… Ardından aniden içinde kıvrandı ve amcığı şiddetle içine aldı; yutkunmalarıyla birlikte ilerlediği her saniye adam deliriyordu orada. Kadının elleri arka ceplerdeydi ama hızla kalçasını kavrayıp kendine çekmeye başladı.
Masaya doğru itti onu hengame büyüdü: kıçına sertçe dayadı yarak ucunu, azar azar sokarak çatlağa saldırdı acımasızca. İçeri girişin her santimi amcığını sarıyor, kadın inleyerek karşılık veriyordu ama geri durmuyordu kimse. Sıkıştırdıkça sıkıştırdı, kafa attı katil gibi defalarca içeriye… Tükürdüğü ter karışıyordu sıcak bedene. Sonunda o uzun dayanılmaz ritmin doruk noktasındaydı: Kadıncağız çığlıklar atıyor; adam ise kendi ciğerlerine spermesini boşaltırken neredeyse bayılacak hale gelmişti.
İşte oradaydı—the tüm düzen bozulmuştu kan ter içinde kalan ikili için… Her biri birbirini eze eze ulaştılar doruğa: kaslar gerildi, ruhlar teslim oldu o karanlık odada!